HERKES HATA YAPAR

Biz diyoruz ki:

Üzülme herkes hata yapar

Aslolan hatasını bilmektir

Bilip de güzelce düzeltmektir

Düzeltip bir daha yapmamaya çalışmaktır!

Ve biliyoruz ki bu önemli ilk öğrenme çağında çocuklarımız hatalarından da çok şey öğrenebilirler. Hem hatadan yola çıkıp doğruyu bulmayı, hem hata yapınca neler yapabileceğini, nasıl telafi edebileceğini, hem de hata yapma korkusuyla geri durmamayı, cesur olmayı…

Biz yetişkinlerin “hatalarını görebilmek, telafi edebilmek ve ondan ders çıkarabilmek” yolunda onlara nasıl destek olduğumuz ise kilit bir öneme sahip.

Özellikle hatalarını işaret ederken hangi öğrenici tipinde olduklarına dikkat etmemiz ve sürecin ona uygun işlemesini kolaylaştırıcı davranmamız gerek. Çünkü şu bildik süreç, İZ (işitsel-zamansal öğrenici) çocuklarımız için çoğunlukla işe yararken, sezgileri son derece kuvvetli, iç dünyası hassas, duygularını çok daha yoğun ve derin yaşayan, sevilmeyi çok önemseyen, kendini eleştirmede acımasız, hata yaptığında yıkılıp bırakıveren GM (Görsel-mekânsal öğrenici) çocuklarımız için tam tersi etki yapabilir:

  • Mümkünse anında ve ikimizin yalnız olduğu bir ortamda sakince konuşmak: “müsaitsen -müsait olunca- bir kaç dakikalığına konuşabilir miyiz?
  • Durumu anlamasını ve kabul etmesini kolaylaştırmak: “… yaptın. Bunun hakkında ne düşünüyorsun?” yahut “Ödevini yaparken şuraya şunu yazmışsın. Bunu bir daha kontrol etmek ister misin?”
  • Bunun sebeplerini bulmasına destek olmak: “sence neden böyle oldu?”
  • Bunu bir öğrenme fırsatına dönüştürmesine ön ayak olmak: “Bir dahaki sefere nasıl yapabilirsin?”
  • Hatasını telafi etmesi için onu cesaretlendirmek: “Ben de … yapmıştım. Herkes hata yapabilir ve her hatanın bir telafisi vardır. Ben … ile telafi etmiştim.”
  • Telafi için neler yapabileceğini bulmasına yardım etmek: “Sen nasıl telafi etmeyi düşünüyorsun? -eğer öneri isterse- bence … yapabilirsin.”

GM (Görsel-mekânsal öğrenici) çocuklar için, alışılmışın dışına çıkıp, hatadan doğrudan bahsedilmeyen, sözlü değil davranışsal veya sezgisel bir iletişim kurulan bambaşka bir süreç işletmemiz daha uygun olabilir:

  • Hata yaptığında da özellikle ona sarılmak, elini tutmak; güven, sevgi, destek vermeye devam etmek
  • Muhakkak anında geri bildirim yapmak; fakat bunu hatasını değil doğrularını işaret ederek kendi hatasını kendisinin fark etmesini, böylece doğrularından ve “hatamı ben kendim fark etmeyi başardım” hissinden güç almasını bekleyerek yapmak: Yere çöp attığında “Senin dolabını temiz tuttuğunu görüyorum. Temizlik çok güzel bir şey.” dememiz, onun yerleri de temiz tutmayı hatırlaması için yeterli olacaktır. Yahut bir sayfada iki matematik problemi varsa ve biri hatalı çözülmüşse, doğru olanı gösterip “şu problemi doğru çözmüşsün”” dediğimizde diğer problemde hata yaptığını anlayacak ve ona dönecektir.
  • Hatasını fark ettikten sonra telafi etmesi için ona yol göstermek:
    • Bunun için bir iletişim kurmadan önce hata yapmanın onu derinden üzebileceğini ve hata yaptığında yıkılmaya meyilli olduğunu bilip, neşeli, sevgi dolu, sıcak bir ortam oluşturmak
    • Ardından telafi için beklenen sonucu muhakkak görsel referansla ve-veya hal ile örnek olarak göstermek
    • Nasıl yapacağıyla ilgili, onun özgürlük alanına girmemek; Bu sonuca varmak için kendi özgün yollarını bulmasına fırsat tanımak
    • Süreç tamamlandığında net, davranışa yönelik ve samimi bir ifade ile hatasını telafi ettiğini fark ettiğimizi göstermek

Biz de destek olursak hatalar incitici, üzücü, kötü hatıralar değil, daha iyiyi öğreten birer öğretmen olarak saygıdeğer, sevgiliçocuklarımızın hafızalarında yerini alabilirler.

Paylaş:

Sizi Arayalım

Formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.