POZİTİF DOKUNMANIN GÜCÜ

POZİTİF DOKUNMANIN GÜCÜ

Hepimiz bebeklerin ailelerinin sevgi dolu dokunuşlara ne kadar ihtiyacı olduğunu, beyin gelişimi, vücut farkındalığı ve daha pek çok konuda ne kadar önemli gelişimler sağladığını biliriz. Ama onlar büyüdükçe, bu çoğumuzun dikkatinden kaçan bir şey olur. Oysa anaokuluna giden oğlumuzun, ilkokuldaki kızımızın da bizim sevgi dokunuşlarımıza ihtiyacı vardır; aynı ortaokuldaki ablasının ve lisedeki abisinin olduğu gibi.

 

Neden mi? Çünkü sevgi dolu bir dokunuş:

  • Onu sağlıklı tutuyor:
    • o Bilimsel çalışma sonuçları sıklıkla kucaklanan çocukların daha az üşüttüğünü ve bazı stres-ilişkili hastalıklara karşı daha dayanıklı olduğunu; Sevgi ile dokunmanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ortaya koyuyor.
    • o Pozitif duygularla dokunma sırasında kan basıncı düşüyor, nefes yavaşlıyor, stres hormonları düşüyor. Bu sadece stresli anlarda rahatlamaya yardım etmekle kalmıyor; uzun dönemde stres ile daha iyi baş edebilmeye de destek oluyor.
    • o Çocuğumuza sevgi, ilgi ve şefkat göstermenin en kısa ve net yolu olarak sevgi ile dokunma depresyona karşı kalkan görevi görüyor.
  • Sevgimizi gösteriyor; güven ve huzur aşılıyor:
    • o Özellikle duygular iletilirken, iletişim % 7 sözler, % 38 ses tonu ve üslup, % 55 beden dili üzerine kurulu. Eğer sözlerimiz ile sözsüz iletişimiz aynı şeyleri söylemiyorsa, bu çocuklarımıza karışık mesajlar gitmesine sebep oluyor. Bu yüzden çocuğumuza sevgimizi gösterirken dokunmak son derece önem kazanıyor. Örneğin “seni seviyorum” diyor ve bunu sevgi dolu bir dokunuşla besliyorsak, gönderdiğimiz mesaj tutarlı ve kuvvetli oluyor.
  • Aramızdaki bağı derinleştiyor:
    • o Bilimsel deneyler dokunmanın %78’e varan doğrulukta duyguları iletebildiğini gösteriyor. Yani sadece dokunarak, arada sözler olmaksızın, duygularımızı iletebilmemiz mümkün. Çocuğumuza sevgimizi, merhametimizi, özenimizi ona dokunarak etkin bir şekilde hissettirebiliriz.
    • o Öğretmenlerin kullandığı bir taktik olarak dikkati dağılmış çocuğumuzun dikkatini tekrar toplamasını ve odaklanmasını yahut sadece yaptığı şeyin farkına varmasını veya hatasını görmesini sağlamak için omuzuna hafifçe dokunmak onu ana taşıyor.
  • Ona önemli şeyler öğretiyor:
    • o Pozitif dokunma çocuklarımıza sosyal ve duygusal ipuçları sağlıyor. Duygular nasıl iletilebilir; Sevgi dolu bir ilişki nasıl yürütülür; Dokunmakla ilgili sınırlar nelerdir: uygun dokunma nasıldır, nasıl hissettirir, bundan yola çıkarak uygun olmayan dokunma nasıldır, nasıl hissettirir, vb.

Sevgi ile dokunmak için pek çok yol bulabiliriz:

  • Kucaklaşma fırsatlarını kollayabiliriz: Ayrılırken ve bir araya geldiğimizde, özellikle onun da buna hazır olduğunu gördüğümüz zamanlarda beklenen kucaklaşmalar yapabiliriz. Bunun bir iyileşme, stres atma, bağ kurma zamanı olmasını sağlayabiliriz. Uzun bir sarılma için okuldan dönüş çok uygun olabilir.
  • Birbirimize sokulabiliriz: Kitap okuma veya televizyon izleme zamanlarında, ayrı koltuklarda değil, bir büyük battaniye altında bir araya gelmek aile bağlarımızı güçlendirebilir.
  • Küçük masajlarla güzel mesajlar iletebiliriz: Ödev yaparken veya yapmadan önce, küçük bir omuz masajı ile streslerini azaltmak, uygun zamanlarda basit veya detaylı el veya ayak masajları yapmak, kulak arkası, baş üstü ve alnı da kapsayan baş masajları yapmak, hem dokunmak hem de iyileştirmek için iyi birer fırsat olabilir.
  • Kutlamaları sevgi dokunuşları ile yapabiliriz: Neşeli anları, başarıları, güzel haberleri sarılarak, öperek kutlamak en güzel ödül olabilir.
  • Oyunlar üretebiliriz: Bunlar gıdıklama içeren, ele dokunmayı sağlayan, kucaklamalı pek çok oyun mevcut. Gerekirse sevgi ile dokunma üzerine kurulu çocuk oyunlarını araştırıp bulabiliriz bizim çocuğumuzun seveceği birkaç tane bulabiliriz.
  • Alternatif yollarda sevgi dokunuşu yapabiliriz: İlkokul çağındaki oğlumuz arkadaşlarının yanında ona sarılmamızdan hoşlanmıyor veya küçük kızımız sık sık öpülmeyi tercih etmiyor olabilir. Özellikle dokunmayı / dokunulmayı çok sevmeyen çocuklarımız için “çak bir beşlik”, “bilek güreşi”, “güreş müsabakası”, “sırtını kaşıma”, “kolunu omzuna atma”, “saç tarama”, “tırnak veya cilt bakımı” gibi dokunma fırsatları oluşturabiliriz.

Bütün bunlar esnasında hassas noktalara dikkat etmeyi unutmamamız da önemli: Çocuğumuzdan gelen ipuçlarını doğru okumak, eğer gerek olduğunu hissediyorsak önce izin almak veya haber vermek, özel bölgelerine dokunmamak gibi…

Bir şeyi daha unutmamamız gerek: Çocuklarımıza sevgi ile dokunmak bizim için de bir iyileşme, sevgi ve güven kaynağı. Biz de bir sarılmaya ihtiyaç duyduğumuzda oğlumuzun / kızımızın bizi saran kollarını hissedip gülümseriz.  

Paylaş:

Sizi Arayalım

Formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.