Yöntemimiz

 

Manalı Öğrenen Aydınlık Nesillere Bütünsel Eğitim

MAB Modeliyle standart akademik eğitim, bir yön ve mana kazanır. “Neden” ve “ne için” soruları rahatlıkla cevaplanır. Akademik dersler birbirinden kopuk, işlevsiz parçalar olarak kalmaz. Manalı bir bütün olarak birbirine bağlanır. Akademik kazanımlar, daha üstün bir işlevle ve bütünleşerek öğrenmenin içinde yer aldığından, daha kalıcı ve başarılı bir şekilde sağlanır. Bilgilerin gerçek hayata dönük manalı kazanımlar için nasıl kullanılacağı sürekli olarak örneklendiğinden öğrenilenleri hayata geçirme becerisi doğal olarak kazanılmış olur.

Yani öğrenilenler hayata geçirilir; işe yarar hale gelir. Hayatına dahil ettiği, idrak edebildiği veya bizzat yaşadığı
faydalar sayesinde çocuklar, yüksek iç motivasyonla öğrenme işine yönelir. Çocuklar izlenen yöntemin farkında olduklarından bunun önemini kavrar ve alınan sonuçlardan gerçek anlamda faydalanırlar.

Manalı öğrenme nedir? Manalı öğrenme, öğrenilenin gerçek hayatla sıkı bir bağı, gerçek hayata dönük gerçek kazanımları, öğrenen tarafından kavranabilen faydaları olması demektir. Bir örnekle açıklamak gerekirse; görsel sanatlar dersindeki perspektif çizim çalışmaları sadece nasıl perspektif çizimi yapılacağını öğrettiğinde, bu dersin akademik kazanımları “amaç” durumundadır. Burada manalı öğrenmeden söz edilemez.

Eğer perspektif çizim yapmakla ilgili tüm teknik bilgiler, aynı şeyin başka bakış açılarından ne kadar farklı görünebileceğini somutlaştıran bir örnek şeklinde sunulursa, durum değişir. Bu sefer perspektif çizim yapmak araç; empatiyi öğrenmek amaç olur.

Böylece çocuk, teknik bilgiyi öğrenir; akademik kazanımı edinir; ama bununla kalmaz, “aynı şeyin farklı bakış açılarında farklı görünebileceğinin bilincinde olan” biri olarak dersi tamamlar. Yani çocuk perspektif çizim yapma bilgisini, üst bir amaç için “araç” olarak kullanmış ve böylece “manalı” öğrenmiş olur.

MAB teknikleri

araç –  amaç tekniği

liTerda-MAB öncelikle eğitim işine dair bir üst amaç tespit edilmesini öngörür. Bu amaç en temel soruya: “Nasıl bir insan?” sorusuna bir cevaptır ve bir ideal ortaya koyar. “Nasıl bir insan?” sorusunun cevabı, objektif sayılabilecek kadar bilimsel ve / veya evrensel değerlere dayalı yahut özellikle farklı tercih ortaya konulabilecek üst koşullarda inanç, bakış açısı temelinde bir kimliğe sahip olabilir.

Ardından tüm dersler, kazanımlar, içerikler, hedefler, tercihler bu amaca yönelik araçlar olarak planlanır. Üst amacın araçları olarak birbirlerine bağlanır. “Nasıl bir insan” yetiştirmek istediğini bilen kurum,

tüm faaliyetlerini buna dayandırıp birbirleriyle ilintili ve tutarlı hale getirebilir.

Her insan gibi tutarlılık arayan çocuklar, birbiriyle ve kendi dünyalarıyla ilişkilendiremediği kopuk dallar yerine, hepsi aynı amaca hizmet eden, aynı amaç çerçevesinde birbirine bağlanan öğrenmeler sergiler hale gelir. Böylece manalı öğrenme gerçekleşir.

eşzamanlılık – bağlantılılık tekniği

MAB modelinde öğrenme süreci, ‘eşzamanlılık’ temelinde, ‘bağlantılılık odaklı’ bir model ekseninde ilerler.
‘Bağlantılılık’, bağlantılı olma durumu, alınan bilgiler arasında korelasyon kurulması, bir bilginin bir başka bilgiyle birlikte anlaşılabilir, beraber algılanabilir halde oluşudur. MAB’daki kullanımıyla ‘Eş Zamanlılık’; birbirinden bağımsız haldeki bilgilerin birbirleriyle kolayca ilişkilendirilmesine dayalı algısal işlemler bütünüdür.

parça –  bütün ilişkisi tekniği

MAB iki yönlü bir ilişki tanımlar: Parçadan bütüne ve bütünden parçaya. Bütün, tanımlanmış olan gerçek hayata dönük manalı kazanımdır. Parça, hem işlenen dersler ve onların akademik kazanımları, hem de üst kazanımın analizinden doğan alt kazanımlardır. Tüm parçalar örgü yöntemiyle birbirine bağlanır. Hep birlikte parçalarının toplamından daha büyük bir bütün, bir geştalt oluşturur. Bu örgü sayesinde, her bilgi parçası, bütün içinde kolayca ve kalıcı olarak yerini bulur. Parçalar bütün açısından bakılıp tanımlanır. Bu, bütünden parçaya gidiştir. Diğer yandan parçaların bir araya gelerek bütünü oluşturması beklenir. Bu ise parçadan bütüne gidiştir.

meta – data tekniği:

Verilen her bilgiyle, onu neden öğrendiği; nerede ve nasıl kullanılacağı bilgisi de sunulur. Bu, bilginin hayata geçirilmesini kolaylaştırır ve aynı zamanda bilgiyi bütünler. Çünkü meta-datası olmadan bilgi, kopuk ve faydasızdır.

Paylaş:

Sizi Arayalım

Formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.